GÜL BAHÇESİ
Yol açanlar, kusuru büyütmek yerine örten, kırmak yerine onaran kimselerdir. İstenmediğini sezdiği anda küsmeyi değil, gönül kazanmayı seçer; bu gayreti bir elbise gibi kuşanır. Eksiltmeden çoğaltmayı, paylaşırken bereketi artırmayı bilir. Zamanla yıpranmayan bir düşünceye sahiptir; eskimez, sürekli yenilenir ve diri kalır.
Kusura takılıp kalan ise sevgiyle bakmayı unutur; yolunu şaşırır, aradığını bulamadan kaybolur.
Kendi korkularına bakan, yolun çetinliğinden ürküp “yol yokmuş” diye geri döner; karanlığına razı olur ve yaşamaktan vazgeçmiş bir hâlde kendi mezarına çekilir
Yol açanlar, karanlığı yaran ve içinden güneşi çıkaranlardır. Sevgiliye, her zorlukta sevgiyi eksiltmeden sunmanın yolunu bulur; bulut olmayı değil, güneş olmayı seçer.
Zorluklar karşısında yılmayan, pes etmeyen, gayrete âşık olanlar sonunda başarıya ulaşır. Şikâyete sığınmadan, yakınmadan; olmayan gül bahçesini yüreğinde yeşertmesini bilenler yeni yollar açar.
Her derdin bir dermanı vardır. Dermanı olmayan tek hastalık, anlamak istemeyene söz anlatmaya çalışmaktır; yolu aramayana yol göstermektir. Sevgiyi
Dilberün cemâli âşıka âlem olur,
Gül yüzlü yârin bir bakışıyla kâinat nûr olur.
Gönlümde açılan gonce-i muhabbet hiç solmaz,
Sevda ki deryâdır, âşık anda gark u hâr olur.
Ey mehlikâ, sen bir gül-i râna gülşende bahar,
Ben bülbül-i zârım, sensiz her yer çöl ü kar olur.
Muhabbet-i hakîkî ebedîdir, fânî değil,
Kalbler birleşince âlem-i aşkda gül bahçesi karar olur.
Muhabbet-i hakîkî ebedîdir, fânî değil,
Kalbler birleşince âlem-i aşkda gül bahçesi karar olur.
Aşkın ebedî vuslatı bir gül bahçesine döndü.
Gönlüne göre oldu mu ey yâr? Perverde oldun mu?