EPİSTEİN ADASI

Epstein dosyasını incelediğimde ortaya çıkan en çarpıcı gerçek şudur: eğitim, insanı otomatik olarak iyi yapmaz. Aksine, belirli koşullarda eğitim; ahlaki derinlik kazandırmak yerine ayrıcalıklı bir kötülük üretme aracına dönüşebilir. Çünkü eğitim çoğu zaman karakteri değil, kapasiteyi büyütür. Zekâ, bilgi ve sosyal beceriler vicdanla birleşmediğinde, bunlar iyiliğe değil, daha sofistike sömürü biçimlerine hizmet eder. Epstein adası vakasında görülen, cahil bir kötülük değil; planlayan, gizleyen, ağ kuran ve sistemin boşluklarını bilen bir kötülüktür. Bu, eğitimsizliğin değil, ahlaktan kopuk elit eğitimin ürünüdür. Eğitim bireye güç verir; fakat bu gücü sınırlayacak içsel bir etik (Allah korksu) yoksa, kişi kendini dokunulmaz hisseder. Ayrıcalık burada kritik rol oynar: Hesap vermeme özgüveni, kötülüğü sıradanlaştırır. Çünkü güç eğitimli elit insanın elindedir. Bu nedenle sorun “eğitimli olmak” değil, ne için ve kimin değerleriyle eğitildiğimizdir. İyi insan, dünyanın en iyi üniversiteleri seviyesinden aldığı eğitimle değil; gücü elindeyken başkasına zarar verip vermemeyi seçmesinden anlaşılır. Eğitim ahlakla birleşmediğinde ilerleme değil, incelmiş bir barbarlık üretir. Ailelerinde koparılan çocuklara akıl almaz işkenceler yapanlar bu eğitimli, zengin, elit insanlardır. Kendi karanlıklarına başkalarını katanlardır. Cahilden korkmamalıyız çünkü sizi ve ailenizi mahvedemez. Eğitimli insanlardan korkmak gerektiğine inanıyorum. İNSAN OLMAK İnsan olmak, “iyi davranmak”tan çok daha derin bir şeydir. Asıl mesele şudur: İnsan, içindeki karanlıkla ne yaptığıyla ilgilidir. Herkeste bencillik, öfke, kıskançlık, güç arzusu vardır. İyi insan bunların yok olduğunu iddia eden değil, onları tanıyıp yönetebilen kişidir. İyi insan, kendi karanlığının farkında olup onu başkalarına yüklemeyen insandır. Allah’a iman edene göre iyi insan olmak, “ahlaklı görünmekten” çok dönüşmüş bir yüreğe sahip olmaktır. Merkezde davranış değil, Allah kelamının bizden nasıl yaşamamız gerektiğine inanmamız vardır. İyiliğin kaynağı Allah’dır Allah kelamında insan kendi başına “tam iyi” olamaz. İyilik, Tanrı’yla kurulan ilişkiyle mümkün olur: “Benden ayrı hiçbir şey yapamazsınız.” Allah olmadan bizler bir şey yapamayız. Yani mesele “ben ne kadar iyiyim?” değil, *“Allah’a ne kadar yakınım?”*dır. Sevgi en yüksek ölçüttür Ahlakın özü sevgidir: – Karşılık beklemeyen – Hak etmeyeni de kapsayan – Fedakârlık içeren sevgi “Komşunu kendin gibi seveceksin.” “Düşmanlarınızı sevin.” Bu, insan aklıyla zor hatta rahatsız edici bir ölçüdür. Alçakgönüllülük şarttır Kendini “iyi” ilan eden kişi zaten yoldan çıkmıştır. İyi insan, günahkâr olduğunu, yüreğinde karanlık barındırdığını bilen insandır. “Kendini yükselten alçaltılacak, kendini alçaltan yükseltilecektir.” Bağışlamak merkezi bir erdemdir İntikam adalet sayılmaz. Bağışlama, merhamet etme zayıflık değil, Allah’a benzemektir. “Yetmiş kere yedi kere bağışla.” Bu, adaleti inkâr etmek değil; kini reddetmektir. İyilik gizlidir Gösteriş için yapılan iyilik, ruhen boştur. “Sağ elinin verdiğini sol el bilmesin.” İyi insan alkış aramaz, Tanrı’ya kalbinde sadakat arar. Allah’a ulaşmak güçte değil fedakârlıkta değer kazanır İman ahlakında yücelik; güç, statü veya başarıda değil, kendini başkası için vermede ortaya çıkar. Lütuf olmadan olmaz En kritik nokta: İyilik hak edilmez, verilir. İnsan iyi olduğu için kurtulmaz; kurtarıldığı için iyi olmaya başlar. Başka insanların karanlıktan ve kötülükten kurtarmasına hizmet eden olur. Mevlânâ’ya göre insan olmak; bilgi, makam ya da dindarlık iddiası değil, merhamet, edep ve nefsle mücadele meselesidir. Epstein Adası, “kimler suç işledi?” sorusundan çok, “kimler sustu, kimler görmezden geldi?” sorusunu sordurur. Asıl skandal, uluslar arası haber ajanslarının yazılarında “bazı insanların dokunulmaz kabul edilmesidir.” Bu olay bize şunu acı bir biçimde hatırlatır: Eğitim, statü ve kültür; vicdanla birleşmediğinde insanı yüceltmez. Ahlak olmadan ilerleme, sadece daha sofistike bir barbarlık üretir. Güzel insan aramak ile insandaki güzelliği aramak arasında derin bir fark var. Yüzünün güzelliği ile maharetli olması başka kalbinde hakikati yaşayarak güzellik barındıran ahlaka sahip olması bambaşka bir gerçektir, insan başka, iyi insan başka yüzüne iyilik maskesi takmış kişiden daha tehlikeli ve kötü insan yoktur. zaten böylelerine insan bile demek zayi olmaktan başka bir şey değildir. vesselam.
Eyyup Badem

Eyyup Badem

Yazar (Sokaktan Sesler)

1 yazı