EPSTEIN LAĞIM ÇUKURUNUN AMACI NEDÎR

Epstein’e yönelik suçlamalar 2003’te ortaya çıktı, Dosyayı daha sonra 2005’te FBI devraldı. Uzun yıllar boyunca ABD’nin iç politik güç mücadelelerinin bir parçası hâline geldi. 2019’da yeniden suçlandı, tutuklandı ve birkaç ay sonra hapishanede hayatını kaybetti. Ölüm nedeni muamma! Epstein dosyaları yaklaşık üç buçuk milyon sayfa belge ve görüntüden oluşmaktadır. Ancak bunların tamamı değil, yalnızca bir bölümü kamuoyuna açıklanmıştır. Politik çekişmelerin aracı olmaya devam etmektedir. Peki Epstein vakasını nasıl adlandırmalıyız? Dünyayı yönetenlerin karanlık arzularını tatmin ettiği bir yozlaşma mı? Sapkınlık mı? Muhafazakâr görünen güç odaklarının gizli cinsel düşkünlüğü mü? Bir istihbarat ve şantaj ağı mı? Yoksa başka ülkelerin yöneticilerini en mahrem ve çirkin görüntülerle ele geçirip kontrol etmeye yarayan sistemli bir tuzak mı? Küresel dünyanın sermaye akışını yönlendirip servete servet katmayı amaçlayan kirli bir düzen mi? Başka ülkeleri ele geçirme planları mı? Ahlak dersi veren yöneticilerin pedofiliye bulaşması mı? İnsanlığın çürümüşlüğü mü? Bu vakaya hangi ismi verebiliriz? Dünyanın giderek daha utanmaz, daha pervasız ve daha vicdansız hâle gelişinin çürümüş bir dışa vurumudur. Açıkçası bütün bu tablo tek bir gerçeği göstermektedir: güç, denetimden çıktığında her türlü kötülüğü meşrulaştırabilmektedir. Herkes üç maymunu oynamaktadır. Kimse görmemekte, duymamakta, konuşmamaktadır. Sütten çıkmış ak kaşık gibi davrananlar da, yeni duasını bitirmiş dindar gibi masum görünenler de sessiz kalmaktadır. Oysa dünyanın bu vahşete nasıl kayıtsız kaldığını hep birlikte gördük. Güçlünün her türlü kötülüğüne ses çıkarmayan bir insanlık, ne hâle düşmüştür? Kendi çocuğu için dünyayı yakıp yıkmayı göze alanlar, başkalarının çocukları söz konusu olduğunda kolayca susabilmektedir. Bu “bana ne” anlayışı, iyilik kisvesine bürünse de sonunda herkese bulaşan bir çürümedir. Bilgiye ve bilince sırt çevirdikçe karanlık büyümektedir. Epstein her ne kadar kendisini masum göstermeye çalışsa da, çocuklar üzerinden insanlığa karşı suçlar işlenmiştir. Bu kirli ağın içinde kim yer almışsa, suçluluğu da o ölçüde büyüktür. Tarih boyunca putperestlikte görülen çocuk kurbanları, şiddet ve insanlık dışı ritüeller, insanın inançtan kopup gücü kutsallaştırdığında ne kadar ileri gidebileceğini göstermiştir. Bu nedenle kutsal metinlerde, insanı değersizleştiren ve hayatı hiçe sayan bu tür uygulamalar açıkça yasaklanmıştır. Nitekim Allah’ın kelamı kitabı mukaddes (Levililer 20:2–3; Tesniye 12:31; 18:10; Çıkış 23:12; Tesniye 6:14) çocuk kurbanları ve putperest ritüeller kesin biçimde ayrıntılı olarak reddedilmektedir. Sonuçta Epstein vakası, yalnızca bir kişinin suçu değil; güç, para ve ahlakın çöküşü arasındaki karanlık ilişkinin şeytani sembolüdür. Asıl soru şudur: Bu çürümeye sessiz kalmaya devam mı edeceğiz, yoksa insanlığımızı, çocuklarımızı koruyarak savunacak mıyız? Şiir Para, seks, sefahat, çılgın eğlenceler, İnsan hayatının amacı olmaya layık değildir. Statü, güç, kudret, şan şöhret ve etki; İnsan hayatının amacı olmayacak kadar önemsizdir. Hayatın amacı Allah’a imanla kulluk olmalıdır. Allah’a ulaşmaktır. Tek yol ve kazanç budur. Gerisi zarardan başka bir şey elde bırakmayacaktır.
Eyyup Badem

Eyyup Badem

Yazar (Sokaktan Sesler)

1 yazı